Sahaya yabancılaşan taraftar, hayata yabancılaşan futbolcu, futbola yabancılaşan parababaları… Ve bir de Cantona…
Son dönemde adını Fransa’da ki krize ve "devrime" yönelik açıklamalarıyla duyduğumuz Eric Cantona, medyada görmeye alışkın olduğumuz futbolculardan oldukça farklı bir yerde. Futbolun ardından sinema ve resimde de başarılı olduğunu kanıtlayan, aristokratlaşan meslektaşlarının aksine halkın içindeki varlığını koruyan, son olarak Fransa’da yükselen grev dalgasıyla beraber kapitalist sistemin bitmesine yönelik görüşler üreten ve bu görüşleriyle on binlerce insanı sokağa dökebilen bir futbolcu...
Futbolu, eylemi ve felsefesi bir
Cantona, Ekim ayında Fransa’da gençlerin ve işçilerin önderliğindeki grev dalgası sırasında, yapılması gerekenin "sosyal ve ekonomik bir devrim" olduğunu belirtmişti. Dünya çapındaki bankaların nakit rezervlerine yapılacak hücumun sistemi kilitleyebileceğini söyleyen Cantona, bununla yetinmeyip bu görüşlerini Youtube üzerinden video ile aktardı. "Çok izlenenler" arasına giren videoda Cantona, "Gösteri yapmak yeterli değil. Devrim yapmak şu an çok kolay. Bu sistem neye dayanıyor? Bankalara. O zaman bankalara saldırmalıyız" demişti.