Üniversitelerin siyasal yaşamındaki yerini kavrayabilmek için kendi tarihimiz yetmiyor, Fransa'daki 68 olaylarına haklı-haksız rezervle yaklaşılıyorsa, Lenin tarafından 1917'nin provası olarak gösterilen 1905 Rus Devrimi'nde işçi ayaklanmasına alan açıp, ona meşruiyet sağlayanın biraz da üniversite öğrencilerinin eylemleri olduğunu hatırlayabiliriz.
Üniversiteler devlet aygıtının toplumsal bağları en güçlü, bu nedenle en hassas, sermaye sınıfı açısından en tedirgin edici ve bir o kadar da işlevsel kurumlarından biri. Hocasıyla, emekçisiyle, milyonlarca öğrencisiyle bu alanı ideolojik ve siyasal açıdan kontrol etmek gerekiyor. Kolay değil…