CHP’nin yeni PM üyesi siyaset bilimci Binnaz Toprak,
18 ÜLKE ARASINDA 8. HIZLI BÜYÜYEN ÜLKE
Peki ortada gerçekten
Peki % 4.8’lük büyüme gerçekten bir başarı mı? Yoksa Türkiye potansiyeline göre doğal bir süreç mi yaşıyor. Sanırım bu soruyu test etmenin iki farklı yolu olabilir. Birincisi, AKP’nin büyüme performansını önceki dönemlerle karşılaştırmak. Türkiye’nin, 2003-2010 dönemindeki büyüme performansı, 1990-2001 döneminin ortalama %3.4’lük büyüme performansına göre oldukça başarılı. Fakat Fatih Özatay’ın bir yazısında belirttiği gibi, AKP dönemindeki ortalama büyüme, 1950-2002 dönemi ortalamasından çok farklı değil (6). Özatay’ın gösterdiği gibi 1950-2002 dönemi ortalama büyüme oranı, AKP dönemine yakın düzeyde % 4.7 olarak hesaplanıyor.
Tabii her dönemin
Sorumuzu cevaplamak için dilerseniz Türkiye’nin de içinde bulunduğu, BM Kalkınma Fonu’nun üst-orta gelişmişlik düzeyi kategorisindeki ülkelerin 2003-2010 dönemindeki büyüme performanslarına bakalım (7). Buna gore Türkiye, 42 ülke arasında 23.sırada, yani ortalarda yer alıyor. Sonuçlar ilginç, fakat karşılaştırmayı daha gerçekçi yapabilmek için nüfusu çok az olan Mauritius, Tonga gibi ülkeleri ayıklamamız daha faydalı olacaktır. Bu düşünceden hareketle, elimizdeki 42 ülke arasından, nüfusu 10 milyonun üzerinde olanlarını, yani kendi kalemimizdeki ülkeleri ele alarak değerlendirmemizi yineleyelim. Bu kategoride kalan 18 ülkeye bakarsak Türkiye’nin 18 ülke arasında 8. hızlı büyüyen ülke olduğunu görüyoruz (Tablo - 1).

Anlayacağınız Türkiye’nin AKP döneminde ortalama % 4.8 büyümesi öyle mucizevi bir gelişme değil. Hele ki 2003-2010 döneminin 2001 krizi sonrası toparlanma dönemine rastladığı, bizimle birlikte krize giren Arjantin’in listemizin birinci sırasında olduğu düşünüldüğünde, bahsi geçen başarı hikayesi inandırıcılığını daha da yitiriyor (8). Aynı ülkeleri işsizlik oranındaki değişimi hesaplamak için kullanırsak, AKP’nin “başarılı” olduğu argümanı iyice sallanıyor, zira Türkiye’nin işsizliğin en çok arttığı dördüncü ülke olduğu ortaya çıkıyor (Tablo – 2).

ŞANSLI DÖNEM
Peki o halde AKP’nin ekonomik performansı neden başarı hikayesi olarak sunuluyor? Daha mühimi sokaktaki vatandaş neden AKP’nin başarılı olduğuna inanıyor ve AKP’ye oy veriyor. Bu durumu AKP’den önceki 10-15 yıldaki başarısızlığa bağlayabiliriz. Dediğimiz gibi AKP, 2003-2010 döneminde son 60 yıla gore daha hızlı büyümedi. Fakat
Anlayacağınız AKP oldukça “şanslı” bir dönemde iktidar oldu. Evet, AKP bu şansını fazla kötü kullanmadı. Ama genel inanışın aksine Türkiye, 2000’lerde potansiyelinin üzerinde bir “ekonomik atılım” yapmadı. Siyasi iktidar standart “neoliberal” reçetenin dışına çıkmadıkça da, bahsi geçen ekonomik atılımın yapılması ihtimali oldukça uzak görünüyor. AKP’nin ekonomik başarısından bahsedenlere duyurulur...
Cem Oyvat
(1) Binnaz Toprak’ın röportajının tamamı için: http://www.haberturk.com/gundem/haber/594580-hukumet-ekonomiyi-iyi-yonetti
(2) Sol Haber Portal’ında Korkut Boratav, bu teğet geçti argümanını yerle bir eden birçok yazı yayınladı. “Teğet geçti” tartışmalarına burada girmeden, şiddetle tavsiye ettiğimiz bu yazıların linklerini veriyoruz:
Krizden En Çok Etkilenen Ülkeler:
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/krizden-en-cok-etkilenen-ulkeler-27346
Ekonomi Küçülürken, Toparlanırken…
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/ekonomi-kuculurken-toparlanirken-37349
Büyüme Martavalları
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/buyume-martavallari-30474
(3) Rapor ve veriler için:
http://www.imf.org/external/pubs/ft/weo/2010/02/weodata/index.aspx
(4) Bu konuda Ceyhun Elgin’in de Siyasetkahvesi için yazdığı ikna edici yazılar mevcut:
Tekel İşçileri Devleti Sömürüyor mu?
http://www.siyasetkahvesi.com/sayfa.php?ole=yazi&yzid=813
Emek, Ücretler, Sömürü ve Sermaye
http://www.siyasetkahvesi.com/sayfa.php?ole=yazi&yzid=864
Tabii Ceyhun Elgin bu yazılarında “Pigouvyan sömürü” tekniğini kullanarak ücretlilerin payını gösteren fonksiyonel gelir dağılımına odaklanıyor.
Gelir Dağılımını Nasıl Oku(yama)malıyız?
http://www.siyasetkahvesi.com/sayfa.php?ole=yazi&yzid=83
(5) TÜİK verileri 2002 yılında %26.96 olan yoksulluğun, 2009 yılında %18.08’e indiğini gösteriyor. Eksik beyan sorunu, düşük gelirli hanehalklarında daha sınırlı olduğundan bu verilere gelir dağılımı verilerine göre daha çok itibar edebiliyoruz.
(6) Fatih Özatay yazısında 2010 yılı eski tahmini olan %6.5’u kullanıyordu. Yeni tahminler sonuçları bir miktar değiştiriyor. Özatay’ın yazısı için:
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1024201&Yazar=FAT%DDH%20%D6ZATAY&Date=18.10.2010&CategoryID=101
(7) BM Kalkınma Fonu bu kategoriyi “üst gelişmişlik düzeyi” olarak tanımlıyor, ancak bu kategorinin üstünde 42 ülkenin yer aldığı “en üst gelişmişlik düzeyi” kategorisi de yer alıyor. Bu nedenle bu üst gelişmişlik düzeyi ifadesini biz orta-üst olarak kabul ediyoruz. Liste için: http://hdr.undp.org/en/statistics/
(8) Burada kriz sonrası dönemler üzerine de birkaç şey söylemekte fayda var. Özellikle bizim gibi sıcak
(9) İlginçtir, 1990-2001 yıllarına gore Türkiye listemizde daha yukarı sıralarda yer alıyor (Tablo -3). 1990’ların gelişmekte olan ülkeler üzerindeki zararını bu listeye bakarak da anlayabiliriz. Tabii listede 1990’ların hemen başında Sovyetler Birliği’nde bağlı olan ülkeler yer almıyor.

Bakın bir muhalafet vekili çıkıp hükümetin ekonomisini beğeniyor.ama gelin görünki yasakçı zihniyet böyle çok sesli demokrasiyi hazmedemiyor.
YanıtlaSilElbette her isteyen herşeyi diyebiliyor günümüz Türkiyesi'nde..
YanıtlaSilAma önemli olan doğruyu diyebilmek.