hamile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2010 Salı

İzinsiz gösteri diye bir şey yok !

Polisin  hafta  sonunda  öğrencilere  yaptığı  müdahaleyle  ilgili,  akademi  hocalarından

Prof. Vahit Bıçak  ‘bunları  öğretmiyoruz ‘ ve ‘izinsiz  gösteri  diye  bir  şey  yoktur’

derken,  CHP’li  İnce  polisin , Hizb-ut Tahrir  ve  Hizbullah  ile  öğrencilere  yaklaşımı

arasındaki  farklılıkları  dile  getirdi.

 

İSTANBUL – İstanbul’daki müdahale, polisin görev sınırlarını aşıp aşmadığı tartışmasını bir kez daha gündeme getirdi.
Başbakan Erdoğan’la rektörlerin buşluşmasını proteso eden öğrencilere yapılan bu müdahale NTV yayınında konuşuldu.
Yayına, Polis Akademisi’nde insan hakları dersi veren Prof. Vahit Bıçak ile CHP Milletvekili Muharrem İnce katılırken, Prof. Bıçak kamuoyunda sık sık duyulan ‘izinsiz gösteri’ kavramının kanunlarda yeri olmadığını ve polise öğretilenle uygulama arasında farklılıkar bulunduğunu belirtirken, İstanbul Emniyet Müdürü’nün görevden alınmasını isteyen CHP’i İnce de Hizbul Tahrir ve Hizbullah’ın düzenlediği gösterilerde takınılan tavırla, öğrencilere yapılan müdahale arasındaki farklılıklara dikkat çekti.

Hamile kadın öğrencinin karnına neden tekme attılar?








Polislerin hamile kadın öğrencinin karnına tekme atması sadece 'polis şiddeti' mi? "Vurmayın, hamileyim" dendiğinde daha büyük bir nefretle tekmeler savrulmasının altında yatan neden ne? Bunlar sorgulanmadan bu olayın geçiştirilmesine izin verecek miyiz?
4 Aralık Cumartesi günü Başbakan Erdoğan'ın Dolmabahçe'de rektörlerle yaptığı toplantı sırasında yaşanan polis şiddeti tartışılmaya devam ediyor. Ancak, hamile kadın öğrencinin, polisler tarafından karnına atılan tekmeler sonucu bebeğini kaybetmesi 'polis şiddeti' tanımlamasının sınırlarını oldukça aşıyor.
"Durun, vurmayın, hamileyim" diye feryat eden kadına daha da büyük bir nefretle hem de karnına tekme atılması, 'polis şiddeti' tanımlamasının sınırlarını aşan bir içerikle tartışılmayı hakediyor. Çünkü o nefret dolu tekmeler, çok açık ki, bir zihniyeti temsil ediyor. Bu cinayet, toplumsal temeli ile birlikte tartışılmayı ve hesaplaşılmayı hakediyor.
Gerici çevreler ve hükümet, şimdilik, böyle bir olay hiç olmamış gibi davranıyor. Açıklama yapılmıyor, yandaş gazete ve televizyonlarda olaya yer verilmiyor. Ancak, sessizliğin nedeninin tekmelerin ardındaki zihniyeti temsil etmekten kaynaklandığını iddia edemez miyiz? Çok mu ağır olur böyle bir suçlama?
Öğrenci olması, hükümeti protesto etmesi, kadın olması; bir hamile kadın öğrenci olarak hükümeti protesto eyleminde yer alması belli ki polislerin tekmelerini şiddetlendirmiş. Peki nasıl?