Başbakan Erdoğan’ın belgeler konusundaki ilk sözleri “önce eteklerindeki taşları döksünler, sonra bunların ciddiye alınıp alınmayacaklarına bakarız” yolundaydı. Üzerinden çok zaman geçmeden ve henüz etekteki taşların binde biri ortaya dökülmeden, Başbakanın adeta bir hezeyan halinde muhalefete ve medyaya ağır ithamlarla saldırması manidardır. Başbakan belgelerin kendisi ve partisi için yarattığı ve belgeler açıklandıkça yaratmaya devam edeceği riskleri farkettiği için olacak, bir ön alma çabası içine girmiş gözükmektedir. Belgelerin kullanımını caydıracak bir edayla itham ve tehditlere başvurarak, belgelerden ziyade bunları gündeme getiren/getirecek olanlara (medyaya, muhalefete) peşinen üst perdeden bir savaş açmayı, ifade özgürlüğüne ve bilgi edinme hakkına ağır bir saldırıyı tercih etmiştir.