“Yeter, çok konuştunuz! TV ekranlarını, billboardları, yüksek katlı çirkin binalarınızla kentlerimizi işgal ettiniz! Şimdi de üniversiteyi işgale geldiniz! Ama yeter! Burada sen susacaksın, biz konuşacağız! Nasıl konuşacağımıza da biz karar vereceğiz! Biz yumurtayla konuşmaya karar verdik! Sizinle sizin anladığınız dilden konuşmaya karar verdik! Üniversite sınırlarında bizim kurallarımıza göre oynayacaksın! Geliyorsan yumurtayı kafana yemeyi göze a-la-cak-sın! Sonra da tıpış tıpış gi-de-cek-sin!”
Onların derdi yumurta değil. Birilerinin karşı çıkmasına tahammül edemiyorlar. Konuşmaya çalışanın ağzını kapat, başını kaldıranı copla, çok yazarsa hapse at! AKP’nin “ileri demokrasi”sine hoş geldiniz! O kadar kudretlidir ki bu insanlar bir anda seni sahneden silip atacaklarına inanırlar ve inandırırlar. Yumurtayı biz keşfetmedik. 1700’lerden beri ezilenler, beğenmediği yöneticilere karşı kullanırlar. Bir nevi “ezilenlerin dili”dir yumurta. Ama biz AKP’nin o kudretli görünümünün arkasındaki zavallılığı “yumurta”nın nasıl da gözler önüne serdiğini keşfettik! Artık yumurta AKP’ye karşı üniversitesini savunan gençlerin “dili” olmuştur.
tayyip erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tayyip erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Aralık 2010 Pazar
AKP'nin yumurtayla imtihanı -Öğrenci Kolektifleri
Etiketler:
akp,
başbakan,
faşizm,
imtihan,
tayyip erdoğan,
üniversite,
yumurta
9 Aralık 2010 Perşembe
Erdoğan’ın ağladığı Erdal Eren’e AKP’liler salon vermedi
Başbakan Erdoğan referandum öncesinde ismini anıp ağladığı Erdal Eren’in hayatını konu alan “Oğlumuz Erdal” belgeselinin gösterilmesini engelleyen AKP’li Esenyurt Belediyesi, “Salon doldu” bahanesini öne sürdü.
Akşam gazetesinin haberine göre, 12 Eylül darbesi sonrası idam edilen Erdal Eren’le ilgili belgesel gösterimine AKP’li Esenyurt Belediyesi geçit vermedi. Kıraç Kültür Derneği, 30'uncu ölüm yıldönümünde Eren için anma töreni planladı. Gece için 'Oğlumuz Erdal' adlı belgesel hazırlandı. Tarih olarak idam edildiği 13 Aralık belirlendi. Dernek, Esenyurt Belediyesi'ne başvurdu, Kültür Merkezi'nin tashinini istedi. İddialara göre ilk başvuruda o tarihte salonun boş olduğu söylendi. Ancak 20 gün sonra 'Salon dolu' denilerek talep reddedildi.
Dernek yöneticisi Sinan Ceviz şunları anlattı: Kültür Müdürü bilgisayardan o günkü programın boş olduğunu söyledi. 20 gün sonra aradılar, dolu olduğunu belirttiler. Bir gün önce veya sonra düzenleyebileceğimizi söyledik. 'O günler de dolu' dediler. İsminden dolayı izin vermediler. Ailesi ile belediye başkanını da davet edecektik. Başbakan'ın Meclis'te ağladığı Eren'e partisinden bir belediyenin veto gelmesini anlamış değiliz.' Ağabey Erkan Eren ise 'Belgesele dahi tahammül edemeyen belediye, ait olduğu partinin genel başkanının kardeşimin idamını suistimal ettiği açık' dedi.
Etiketler:
akp,
başbakan,
erdal eren,
tayyip erdoğan,
tbmm
7 Aralık 2010 Salı
"Gençlik geçici bir hastalıktır"
Cumartesi günkü öğrenci eylemleri sırasında, hamile kadın öğrencinin polis tekmeleri sonucunda karnındaki bebeği kaybettiği ortaya çıktı. Yandaşlar için bu olay haber değeri taşımazken, Naziler'in muhaliflerine bakışını hatırlatan yazılar köşeleri doldurdu.
Hamile kadın öğrencinin polis tekmeleri sonucu karnındaki bebeği kaybetmesi yandaş gazeteler için haber değeri taşımadı. Ancak bugün yayınlanan köşe yazılarında yandaş yazarlar polis şiddetini meşrulaştırmak için adeta birbirleriyle yarıştılar. Bir çocuğun doğmadan öldürülmesi bile, onları, hükümeti ve polisi savunmak adına şiddete maruz kalanları şuçlamaktan alıkoyamadı.
Akif Beki: Polise aslan baskıncıya kuzu
Kalemine sarılarak anne karnında doğmamış bir çocuğun öldürülmesini savunan yazarlardan biri Radikal yazarı Akif Beki oldu.
Akif Beki bugünkü köşe yazısında gazetesinin dün attığı "Öğrenciye aslan, holigana kuzu" başlıklı manşetini eleştirdi. Kullandığı kelimelerden Başbakan'ın, AKP'nin ve Emniyet'in bu kadar eleştirilmesine öfkelendiği belli olan Beki, polis şiddetini meşrulaştırmak için öğrencilerin Dolmabahçe'deki toplantıyı basacaklarını iddia etti.
Erdoğan'ın 'translate' tepkisi
Başbakan simultane çeviri sistemine tepki gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı ile ortak basın toplantısında arızalanan simultane çeviri sistemine tepki gösterdi. Konuşması sırasında Pakistan Başbakanı'nın kulaklığına ses gelmediğini fark eden Erdoğan "Translate" diyerek tepki gösterdi.
Erdoğan ortak basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, bir ara yabancı konuklar için konuşmaları çeviren simultane sisteminde bir arıza yaşandı. Erdoğan'ın sorulara verdiği yanıtları konuk Başbakan Yusuf Rıza Gilani'nin duyamadığı anlaşıldı.
Erdoğan bunun üzerine kürsüden sistemin bulunduğu odaya dönerek "Translate" diye seslendi. Bunun üzerine sistemdeki arıza kısa sürede giderildi. Erdoğan konuşmasının simültane arızası nedeniyle duyulamayan kısmını yeniden tekrarlayarak soruları yanıtlamaya devam etti.
Özelleştirmede patronlara büyük kıyak
AKP hükümeti referandumdan sonra emeğe saldırı politikalarına hız verdi. Seçimler öncesi ince hesaplar ile emeğe saldırı başlıklarını ekleri ve gerekçeleriyle birlikte 165 sayfaya ulaşan Torba Kanuna sokuşturan AKP, yolsuz ve hukuksuz özelleştirme işlemlerini de yasal güvence altına almak istiyor. Söz konusu yasal değişikliği Seydişehir Alüminyum işçilerinin avukatı Ali Altay, değişiklik ile ilgili değerlendirmelerini soL ile paylaştı.
Açık ismi “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” olan, kamuoyunda Torba Kanun olarak bilinen yasa tasarısının TBMM'ye intikal etmesiyle AKP hükümeti, emek düşmanı yeni bir yasal düzenleme için düğmeye basmış oldu.
29 Kasım'da Meclis'e getirilen ve gerekçe ile ekleriyle birlikte 165 sayfaya ulaşan yasa tasarısı, seçim öncesinde AKP hükümetinin en kapsamlı yasal düzenlemesi olarak dikkat çekiyor. Tasarıda, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı mali affına ilişkin maddelerin yanı sıra emeğin esnekleştirilmesi, İşsizlik Sigorta Fonu'nun sermayenin kullanımına açılması, patronlara kaynak aktarımı anlamına gelen kısa çalışma ödeneğinin uygulanmasının genişletilmesi, genç işçilerin deneme süresinin artırılması, atipik istihdam biçimlerinin yaygınlaştırılması gibi işçi sınıfına cepheden saldırı anlamına gelen birçok düzenleme yer alıyor.
YILMAZ ÖZDİL VE CÜNEYT ÜLSEVER PİŞTİ OLDU
Hürriyet yazarları Yılmaz Özdil ve Cüneyt Ülsever, “olmayan şeyin belgesinin olacağını” kaleme aldı.
İşte o iki yazı:
Olmayan şeyin belgesi olur mu? / Yılmaz Özdil
İş başvurusu yapıyorsun...
- Sabıkan var mı?
- Yok.
- Temiz kâğıdı getir.
*
Okula kayıt yaptırıyorsun...
- Hasta mısın?
- Turp gibiyim.
- Akciğer filmi getir.
*
Otomobil satıyorsun...
- Vergi borcun var mı?
- Ödedim.
- Maliye’den belge getir.
*
Evlenmek istiyorsun...
- AIDS misin?
- Yo-oo...
- Test yaptır, getir.
*
İşte o iki yazı:
Olmayan şeyin belgesi olur mu? / Yılmaz Özdil
İş başvurusu yapıyorsun...
- Sabıkan var mı?
- Yok.
- Temiz kâğıdı getir.
*
Okula kayıt yaptırıyorsun...
- Hasta mısın?
- Turp gibiyim.
- Akciğer filmi getir.
*
Otomobil satıyorsun...
- Vergi borcun var mı?
- Ödedim.
- Maliye’den belge getir.
*
Evlenmek istiyorsun...
- AIDS misin?
- Yo-oo...
- Test yaptır, getir.
*
Etiketler:
akp,
başbakan,
belge,
cüneyt ülsever,
hürriyet,
pişti,
tayyip erdoğan,
wiki,
wikileaks,
yılmaz özdil
BAŞBAKAN DİPLOMATLARA KIZMADAN ÖNCE PARTİSİNDEKİLERE KIZSIN
Başbakan Wikileaks belgelerine geçtiğimiz günlerde çok sert yanıt verdi. Erdoğan belgeleri yazan büyükelçiler için “dedikoducu” ve “iftiracı” gibi ifadeler kullandı. Söz konusu iddiaların, sahibi tarafından ispatlanmasını istedi.
Öncelikle Erdoğan’a şunu hatırlatalım…
Diplomatlar, basına Erdoğan hakkında bir açıklama yapmadılar. Söz konusu iddialar, büyükelçilerin kendi ülkelerine geçtikleri kriptolarda yer alıyordu. Wikileaks sadece bu belgeleri açık etti.
LAİKLER SÖYLEMİŞ
Kriptolar, tüm büyükelçiler için söyleyebiliriz ki belgeli ve ispatlı metinler değildir. Söz konusu ülkede alınan istihbaratın yoğrularak ana ülkeye gönderilmesidir. Bu nedenle kriptolu notlar, bir akademik yayın ya da dava belgesi gibi değildir. Diplomatların sahada siyasetçilerden, bürokratlardan ve gazetecilerden topladıkları istihbaratın bir özetidir. Diplomatların dedikodusu değildir.
kaynaklardan toplanır. Ancak ne Başbakan Erdoğan ne onun kurmayları ne de Türk medyası bu bilgilerden haberli olacak ki, yazılan iddiaların içeriklerinden çok üslubuyla ilgilendiler. Meseleyi diplomatların “dedikoduları” ile açıklamayı tercih ettiler.
Bunlardan biri de dün Taraf’a konuşan Encümen-i Daniş toplantılarınınkatılımcısı Temel İskit idi. İskit’in iddiasına göre; ABD Büyükelçileri “laik”lerden istihbarat topladığı için böyle yanlış kripto vermişti. İskit’in tezi Başbakanın sözleriyle tutarlıydı. Laik Kemalistler ABD’li diplomatlara AKP’yi şikayet etmiş ve diplomatlar da bu bilgileri ciddiye almıştı! Bu iddiaları İskit’in diplomasi geçmişinin ciddiyetini sorgulamamıza neden oluyor. Zira bu ifadeler dünyanın emperyal gücü ABD’nin istihbarat toplama tekniklerini fazla hafife alıyor.
Öncelikle Erdoğan’a şunu hatırlatalım…
Diplomatlar, basına Erdoğan hakkında bir açıklama yapmadılar. Söz konusu iddialar, büyükelçilerin kendi ülkelerine geçtikleri kriptolarda yer alıyordu. Wikileaks sadece bu belgeleri açık etti.
LAİKLER SÖYLEMİŞ
Kriptolar, tüm büyükelçiler için söyleyebiliriz ki belgeli ve ispatlı metinler değildir. Söz konusu ülkede alınan istihbaratın yoğrularak ana ülkeye gönderilmesidir. Bu nedenle kriptolu notlar, bir akademik yayın ya da dava belgesi gibi değildir. Diplomatların sahada siyasetçilerden, bürokratlardan ve gazetecilerden topladıkları istihbaratın bir özetidir. Diplomatların dedikodusu değildir.
Bunlardan biri de dün Taraf’a konuşan Encümen-i Daniş toplantılarının
Etiketler:
abd,
akp,
barış terkoğlu,
başbakan,
tayyip erdoğan,
wiki,
wikileaks
DİKTATÖR MÜSÜNÜZ?
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı Kenan Evren’e benzeterek “diktatör” olup olmadığını sordu. Yağız’ın gündeminde Başbakan’ı protesto eden öğrencilerin yediği dayak vardı.
Süleyman Yağız, Başbakan’a şöyle seslendi:
Tarih, 4 Aralık 2010… Geçen hafta olduğu gibi öğrenciler, bu kez de rektörlerle buluşmanızı protesto etmek istiyor. Bu amaçla bir grup öğrenci İstanbul Kabataş tramvay durağında toplanıyor. Ancak öğrencilerin Başbakanlık Ofisi’nin de bulunduğu Dolmabahçe Sarayı’na doğru yürümeleri polisin biber gazı, tekme, yumruk ve coplarıyla engelleniyor. Bu sırada bazı öğrenciler yerlerde sürükleniyor. Polis tam bir şiddet uyguluyor.
Süleyman Yağız, Başbakan’a şöyle seslendi:
Tarih, 4 Aralık 2010… Geçen hafta olduğu gibi öğrenciler, bu kez de rektörlerle buluşmanızı protesto etmek istiyor. Bu amaçla bir grup öğrenci İstanbul Kabataş tramvay durağında toplanıyor. Ancak öğrencilerin Başbakanlık Ofisi’nin de bulunduğu Dolmabahçe Sarayı’na doğru yürümeleri polisin biber gazı, tekme, yumruk ve coplarıyla engelleniyor. Bu sırada bazı öğrenciler yerlerde sürükleniyor. Polis tam bir şiddet uyguluyor.
6 Aralık 2010 Pazartesi
AKP’de üç Wikileaks çatlağı
Wikileaks belgelerinde partiyle ilgili çok ciddi iddiaların ortalığa saçılmasıyla birlikte AKP’de başlayan panik havası, ABD’yle ilişkiler, parti içindeki bazı isimlerle ilişkiler ve halkla ilişkilerde çatlaklara yol açtı.
Wikileaks sızıntısında en fazla belge çıkan ülkelerden biri olan Türkiye hakkında açıklanan belgeler yankı bulmaya devam ediyor. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’yle Vaşington’daki Dışişleri Bakanlığı arasında yapılan görüşmelerden oluşan belgelerin şimdiye kadar açıklanan kısmı, ABD’nin genel olarak AKP’nin dış politikasından memnuniyetini ortaya koyarken, belgelerdeki birtakım ayrıntılar ise AKP’yi zora soktu.Bu beklenmedik “darbe” karşısında AKP, belgelere dair vereceği tepkide çok defa kantarın topuzunu kaçırdı. Belgelerin ve belgelere gösterilen bu tepkilerin, AKP açısından üç alanda birer çatlağa sebep olduğu görüldü.
ABD ile ilişkiler
Wikileaks’le açıklanan belgeler, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın iç yazışmaları. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a kadar Amerikalı tüm yetkililer, belgelerin doğruluğunu itiraf ettiler. Belgeler, Wikileaks’in uydurduğu belgeler değil, ABD’den sızdırılan resmi belgeler, yani ABD’li diplomatların yazışmaları.
5 Aralık 2010 Pazar
AYDINLIK BAŞBAKAN ERDOĞAN'I BU KEZ ÇOK KIZDIRACAK
Aydınlık Dergisi'nin bu haftaki sayısı Başbakan Erdoğan'ı kızdıracak.
Dergi yeni sayısını şöyle duyurdu:
"WikiLeaks'in yayımladığı belgeler, geçen hafta dünyada belki de en çok konuşulan konu oldu. Türkiye'de de öyle. Özellikle Tayyip Erdoğan'ın İsviçre'deki hesaplarıyla ilgili yayımlanan belge, dillerde dolaşan mal varlığını bir kez daha ortaya serdi.
Tayyip-Gül cephesi her zamanki gibi inkâr yolunu seçtiler.
Aslında WikiLeaks'in ortaya döktüğü belgeler tartışmaya yer bırakmıyordu. Çünkü bizzat ABD Büyükelçisi Edelman, bu sırdaş hesap bilgisini veriyordu.
Dergi yeni sayısını şöyle duyurdu:
"WikiLeaks'in yayımladığı belgeler, geçen hafta dünyada belki de en çok konuşulan konu oldu. Türkiye'de de öyle. Özellikle Tayyip Erdoğan'ın İsviçre'deki hesaplarıyla ilgili yayımlanan belge, dillerde dolaşan mal varlığını bir kez daha ortaya serdi.
Tayyip-Gül cephesi her zamanki gibi inkâr yolunu seçtiler.
Aslında WikiLeaks'in ortaya döktüğü belgeler tartışmaya yer bırakmıyordu. Çünkü bizzat ABD Büyükelçisi Edelman, bu sırdaş hesap bilgisini veriyordu.
Etiketler:
aydınlık,
başbakan,
tayyip erdoğan,
wiki,
wikileaks
Öğrenciler Başbakana seslendi: "Bu da mı yalan?"
Başbakan Erdoğan'ın Dolmabahçe'de rektörlerle yapacağı toplantı TKP'li Öğrenciler ve Emek Gençliği tarafından yapılan bir eylemle protesto edildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dolmabahçe'de rektörlerle yaptığı toplantı üniversite öğrencileri tarafından protesto edildi. Saat 11:00'de Beşiktaş Demokrasi Meydanı'nda TKP'li Öğrenciler ve Emek Gençliği tarafından düzenlenen eylem nedeniyle, polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı görüldü.
Gerçekleştirilen eylemde konuşan öğrenciler üniversitelerinde yaşadıkları sorunları dile getirirken, AKP hükümetinin özgürlük söyleminin büyük bir kandırmaca olduğunu vurguladılar.
Eylemde, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nden öğrenciler konuştu.
Konuşmalarda Yıldız Teknik Üniversitesi'nde rektörün solcu öğrencilere karşı uyguladığı baskıcı tavrı eleştirilirken, Boğaziçi Üniversitesi'nde Başbakanın ziyaretinin protesto edilmesine polisin sert müdahalesine işaret edildi. İstanbul Üniversitesi'nde ise üç aydır bütün öğrenci kulüplerinin kapalı olduğu, dolayısıyla hiçbir faaliyetin yürütülemediği belirtildi. Eylemde konuşan İstanbul Üniversitesi öğrencisi, polisin kendisini "solculuğu bırakması" yönünde tehdit ettiğini anlattı.
Etiketler:
akp,
başbakan,
demokrasi,
öğrenci,
tayyip erdoğan
Demokrasi sarayın dışına çıkamadı!
Başbakan Erdoğan’ın İstanbul’da rektörlerle yaptığı toplantıyı protesto etmek isteyen öğrenciler polisin çok sert müdahalesi ile karşılaştı. Aynı sıralarda Erdoğan Dolmabahçe sarayında Rektörlere Türkiye’nin AKP döneminde ne kadar demokratikleştiğini anlatıyordu…
Başbakan Erdoğan dün rektörlerle Dolmabahçe’de ikinci kez buluşurken toplantı birçok öğrenci tarafından protesto edildi. Son zamanlarda üniversitelerde AKP’ye dönük tepkilerin artmasından rahatsız olan Başbakan ve AKP yönetimi bu kez önlemini almıştı; öğrenciler toplantının yapıldığı Dolmabahçe’nin yakınına bile yaklaştırılmazken, eylemlerin merkezi olan Beşiktaş’ta ise adeta sıkıyönetim ilan edildi. Şehir dışından eylemlere katılmak için gelen öğrenciler ise İstanbul’a alınmadı.
Polisin bugüne çok iyi hazırlandığı belli oluyordu; panzerler, ekip otoları, zırhlı otobüsleriyle Beşiktaş'ı ablukaya almış olan polis en temel haklarını kullanan öğrencilere “yukarıdan kesin emir aldıklarını” belirterek çok sert müdahale ederken o sıralarda Başbakan Erdoğan rektörlere Türkiye’nin son sekiz yılda ne kadar demokratikleştiğini anlatmakla meşguldü!
4 Aralık 2010 Cumartesi
ÖNCE BUNLARIN HESABINI VERİN
Başbakan Erdoğan’ın belgeler konusundaki ilk sözleri “önce eteklerindeki taşları döksünler, sonra bunların ciddiye alınıp alınmayacaklarına bakarız” yolundaydı. Üzerinden çok zaman geçmeden ve henüz etekteki taşların binde biri ortaya dökülmeden, Başbakanın adeta bir hezeyan halinde muhalefete ve medyaya ağır ithamlarla saldırması manidardır. Başbakan belgelerin kendisi ve partisi için yarattığı ve belgeler açıklandıkça yaratmaya devam edeceği riskleri farkettiği için olacak, bir ön alma çabası içine girmiş gözükmektedir. Belgelerin kullanımını caydıracak bir edayla itham ve tehditlere başvurarak, belgelerden ziyade bunları gündeme getiren/getirecek olanlara (medyaya, muhalefete) peşinen üst perdeden bir savaş açmayı, ifade özgürlüğüne ve bilgi edinme hakkına ağır bir saldırıyı tercih etmiştir.
Etiketler:
başbakan,
belge,
oğuz oyan,
tayyip erdoğan
Ergenekon Davası'nda Wikileaks konuşuldu
Ergenekon Duruşması’nın dünkü oturumuna Wikileaks damgasını vurdu. Wikileaks’den sızan belgelerde yer alan belgelerde Başbakan Erdoğan’ın İsviçre’de 8 hesabı olduğu iddiası yer alıyordu. Başbakan Erdoğan bu iddiaya önceki gün çok sert yanıt verdi. Erdoğan İsviçre’de bir kuruş parası olmadığını söyledi.
Erdoğan’a duruşmada davanın tutuklu sanığı Doğu Perinçek yanıt verdi. Belgelerdeki iddiayı doğrulayan Perinçek, Başbakan Erdoğan’ın gizli hasapları olduğunu söyledi. Perinçek iddiasına dair şunları söyledi:
“1. KANIT
TELEFON GÖRÜŞMESİ
Telefon görüşmesi, BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan ile İngiltere'deki işadamı Remzi Gür arasındadır. İki kez "20-25 gönder" diyor. Bu para İngiltere'den Amerika'ya nasıl yollanacak? Bankayla yollanacak. Niçin kendi banka hesabından göndermiyor da İngiltere'deki Remzi Gür ile gönderiyor?
Erdoğan’a duruşmada davanın tutuklu sanığı Doğu Perinçek yanıt verdi. Belgelerdeki iddiayı doğrulayan Perinçek, Başbakan Erdoğan’ın gizli hasapları olduğunu söyledi. Perinçek iddiasına dair şunları söyledi:
“1. KANIT
TELEFON GÖRÜŞMESİ
Telefon görüşmesi, BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan ile İngiltere'deki işadamı Remzi Gür arasındadır. İki kez "20-25 gönder" diyor. Bu para İngiltere'den Amerika'ya nasıl yollanacak? Bankayla yollanacak. Niçin kendi banka hesabından göndermiyor da İngiltere'deki Remzi Gür ile gönderiyor?
Etiketler:
banka,
belge,
doğu perinçek,
ergenekon,
tayyip erdoğan,
wikileaks
3 Aralık 2010 Cuma
İŞTE BAŞBAKANIN AVUKATLARININ ARADIKLARI YANIT
Milliyet yazarı ve AİHM eski yargıcı Rıza Türmen, Wikileaks belgelerine karşı yargı sürecini başlatacağını söyleyen Başbakan Erdoğan açısından mevcut hukuki seçenekleri inceledi.
Başbakan’ın ABD’li diplomatlara dava açamayacağını, ancak belgelerden zarar gören kişilerin belli koşullara bağlı olarak Amerikan federal mahkemelerinde ABD aleyhine tazminat davası açabileceklerini söyledi.
Rıza Türmen’in “Wikileaks ve hukuk” başlıklı yazısı şöyleydi:
“Wikileaks’in açıkladığı belgeler ABD büyükelçiliklerinin Washington’a yazdıkları kripto telgraflarla ilgili. Bu telgraflarda ABD büyükelçilerinin bulundukları ülke ile ilgili değerlendirmeleri, o ülkenin ileri gelenleri hakkındaki görüşleri yer alıyor. Türkiye ile ilgili telgraflarda yazılanlar da, tüm dünyadaki diplomatik misyonların ülkelerine gönderdiği bilgilerden farklı değil. Türkiye’nin büyükelçiliklerinden de Ankara’ya benzer telgraflar gönderilmesi olası.
Sn. Başbakan Wikileaks belgelerinin Türkiye bölümünde yazılanlara çok kızdı. Bunlarla ilgili olarak yargı sürecini başlatacağını söyledi.
Başbakan’ın ABD’li diplomatlara dava açamayacağını, ancak belgelerden zarar gören kişilerin belli koşullara bağlı olarak Amerikan federal mahkemelerinde ABD aleyhine tazminat davası açabileceklerini söyledi.
Rıza Türmen’in “Wikileaks ve hukuk” başlıklı yazısı şöyleydi:
“Wikileaks’in açıkladığı belgeler ABD büyükelçiliklerinin Washington’a yazdıkları kripto telgraflarla ilgili. Bu telgraflarda ABD büyükelçilerinin bulundukları ülke ile ilgili değerlendirmeleri, o ülkenin ileri gelenleri hakkındaki görüşleri yer alıyor. Türkiye ile ilgili telgraflarda yazılanlar da, tüm dünyadaki diplomatik misyonların ülkelerine gönderdiği bilgilerden farklı değil. Türkiye’nin büyükelçiliklerinden de Ankara’ya benzer telgraflar gönderilmesi olası.
Sn. Başbakan Wikileaks belgelerinin Türkiye bölümünde yazılanlara çok kızdı. Bunlarla ilgili olarak yargı sürecini başlatacağını söyledi.
Etiketler:
başbakan,
belge,
danışman,
tayyip erdoğan,
wikileaks
AKP Wikileaks’le kendini kaybetti
Wikileaks'in sızdırdığı belgeler, AKP'lilerin birbirlerini bile ABD'ye şikayet ettiklerini ortaya çıkardı. AKP içinde "Bizimkiler ABD'lilere ötmüş" yorumları yapılırken, dışarıya karşı yapılan açıklamalarda tam bir kaos havası hakim.
Wikileaks’in yayınladığı ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerinde adı en çok geçen ülkelerden biri Türkiye. Türkiye ile ilgili belgelerin en çarpıcı yönlerinden biri ise, bu belgelerde Başbakan Erdoğan ve AKP’li bakanlarla ilgili pek çok iddiaya yer verilmiş olması. Belgelere göre AKP’li bakanlar ABD’lilere birbirlerini şikayet etme yarışına girmişler, hatta bizzat AKP içinden Erdoğan’a çok yakın bir isim ABD’lilere “Hükümetin geleceği yok, daha esnek bir lidere ihtiyaç var” demiş. Belgeler ikili ilişkilere etkilerinin yanı sıra bu yönleriyle de AKP içinde sıkıntı yaratmış durumda. AKP yönetiminin perde gerisinde diplomatik belgelerde “XXX” koduyla isimleri gizlenen “muhbir AKP’lileri” bulmaya çalıştığı, bu amaçla genel merkezinde bir çalışma başlatıldığı belirtiliyor. Hatta AKP’den üst düzey bir yöneticinin, “Bizimkiler ABD’lilere ötmüşler. Belki içinde bir şey yok ama parti içinde kalması gereken konuların yabancı diplomatlarla konuşulması üzdü” dediği de iddia edildi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde belgelerin incelendiğini söyleyerek kendilerinin ayrı bir çalışma yürütmediğini söylese de Washington’a giden raporların tarihlerine bakılarak o tarihlerde ABD’li diplomatlarla görüşen AKP’lilerin bir listesinin çıkarıldığı, kritik toplantılara katılanların da mercek altına alındığı belirtiliyor.
Perde gerisinde yürütülen çalışmalara ilişkin şimdilik pek renk verilmezken, perdenin önünde AKP’lilerin renkten renge girdiği görüldü. Konuyla ilgili çelişkili açıklamaların ardı arkası kesilmiyor. Son olarak Erdoğan’ın belgelerdeki iddiaları Türkiye’de gündeme getirenlere “alçak” diyerek hakaret etmesiyle ve belediye başkanlığı döneminde 1 milyar doları olduğunu söyleyen bir kişinin halen Ergenekon davası sanığı olarak tutuklu olduğunu hatırlatmasıyla gösterilen tepkilere bir de “tehdit” boyutu eklendi.
Etiketler:
akp,
tayyip erdoğan,
wikileaks
1 Aralık 2010 Çarşamba
SARKOZY’Yİ TÜRKİYE KONUSUNDA İKNA EDİN
Wikileaks yeni belgeler yayınlamaya devam ediyor.
İşte 07PARIS1844 kodlu, 10 Mayıs 2007 tarihinde Paris Amerikan Elçiliğinden gönderilen belgenin içeriğinden göze çarpanlar:
Sarkozy Fransa’da henüz Cumhurbaşkanı seçilmiş; bir hafta içinde Amerikan Dışişleri Bakanı’nın Fransa’ya yapacağı ziyaret öncesi merkeze Sarkozy ve beklenen dış politika tercihleri hakkında bilgi veriliyor.
Ayrıca belgede; Sarkozy dış politikadan pek anlamayan, daha çok iç politikaya dönük bilgisi kuvvetli bir devlet adamı olarak tanımlanıyor; oldukça zayıf bir İngilizcesi olduğu not ediliyor…
Belgeye göre pro-Amerikan ve pro-İsrailci olarak tanımlanan Sarkozy’nin dış politikası üç başlıkta toplanabilir:
Etiketler:
sarkozy,
tayyip erdoğan,
türkiye
HEM BİZE KARŞI HEM DE BİZDE PARA BİRİKTİRİYOR
Wikileaks’in açıkladığı ABD belgelerinin Türkiye bölümü Avrupa’da büyük yankı buldu. Batı basını ve batılı okurların yorumları zehir gibi. ABD belgelerinde başka hiç bir ülkenin hükümet üyeleri için kullanılmayan “suistimalci, yolsuzluklara göz yuman, rüşvetçi, adam kayırmacı, islamcı, fundamantalist, güce tapan” ifadeleri dikkatleri Türkiye’ye çevirdi...
BUGÜN Wikileaks’in açıkladığı Türkiye belgelerine gelen “gerçek ve çarpıtılmamış” yorumlara yer vereceğiz.
Batılı okurların yorumlarına…
Bu yorumlar, nasıl rezil olduğumuzun bir kanıtıdır. Biz okurken utandık, yazarken ellerimiz titredi.
Çünkü, modern Türkiye’nin, hem de yöneticileri tarafından ne hallere düşürülmüş olduğunu gördük. ABD’lilerin Türkiye ile ilgili yorumları ya da ülkesine geçtiği her türlü bilgiler, Türkiye’de balığın baştan koktuğunun en büyük göstergesi oldu.
BUGÜN Wikileaks’in açıkladığı Türkiye belgelerine gelen “gerçek ve çarpıtılmamış” yorumlara yer vereceğiz.
Batılı okurların yorumlarına…
Bu yorumlar, nasıl rezil olduğumuzun bir kanıtıdır. Biz okurken utandık, yazarken ellerimiz titredi.
Çünkü, modern Türkiye’nin, hem de yöneticileri tarafından ne hallere düşürülmüş olduğunu gördük. ABD’lilerin Türkiye ile ilgili yorumları ya da ülkesine geçtiği her türlü bilgiler, Türkiye’de balığın baştan koktuğunun en büyük göstergesi oldu.
Etiketler:
ali gülen,
belge,
cumhuriyet,
tayyip erdoğan,
wikileaks
”1 MİLYAR DOLARI VAR DİYEN İÇERİDE”
Başbakan, Türkiye’yi sarsan Wikileaks belgeleriyle ilgili konuştu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
"Açıklanan çok az bilgiyi bir fırsat olarak görüp hükümete nasıl saldırırız derdine düşmüş durumdalar.
Muhalefet bu millet için çözüm politikaları üretmekten aciz olduğu kadar siyaset üretmek konusunda da büyük acz içindeler.
Hakkımızda her türlü ipe sapa gelmez iddiayı gündeme taşıdılar. Ama söyledikleri yalandı doğru değildi.
Şimdi görüyoruz ki kendilerine ait cümle kalmadığı için başka ülkenin diplomatları arasındaki dedikodularından medet umar haline geldiler.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
"Açıklanan çok az bilgiyi bir fırsat olarak görüp hükümete nasıl saldırırız derdine düşmüş durumdalar.
Muhalefet bu millet için çözüm politikaları üretmekten aciz olduğu kadar siyaset üretmek konusunda da büyük acz içindeler.
Hakkımızda her türlü ipe sapa gelmez iddiayı gündeme taşıdılar. Ama söyledikleri yalandı doğru değildi.
Şimdi görüyoruz ki kendilerine ait cümle kalmadığı için başka ülkenin diplomatları arasındaki dedikodularından medet umar haline geldiler.
Etiketler:
belge,
hürriyet,
tayyip erdoğan,
wikileaks
Erdoğan şarkıdan şikayetçi oldu
Başbakan Erdoğan, “İTÜ’lü öğrencileri ben şikayet etmedim” dedi, ardından ise düşünce özgürlüğünü “yüceltti”. Oysa aynı Erdoğan, kendisini eleştiren bir şarkı söyledikleri için gençlerden oluşan Beyoğlu Kumpanya’yı bizzat dava etmişti.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) 2008 Eylül’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto ettikleri için 18 üniversite öğrencisinin 15’er ay hapis cezası almaları, “ileri demokrasi”nin dönüm noktalarından biri oldu. Sadece basın açıklaması yaptıkları için önce polis saldırısına uğrayıp, sonra da hapis cezası alan üniversite öğrencilerinin durumu gündeme oturdu.Başbakan Erdoğan da bu konuda konuşmak zorunda kaldı. Erdoğan, “Peşinen söylüyorum: Bu konuda hiçbir suç duyurum olmamıştır. Mesele tamamen yargının tasarrufudur. Hatta yaşandığı söylenen olaylardan bile haberim olmamış, gazete haberlerinden sonra bilgi sahibi olmuşumdur” dedi.
Etiketler:
belge,
itü,
öğrenci,
tayyip erdoğan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)