serpil güvenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serpil güvenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2010 Cuma

Faşizmin ayak sesleri filan değil, ta kendisi!


12 Eylül referandumunun siyasal iktidarın isteği doğrultusunda yani “evet”le sonuçlanmasının getireceği bir çok olumsuzluk sosyalist kesimlerce öngörülmüştü. Sermayenin karına kar katacak, emekçi halkın ise zaten ufalmış olan ekmeğini daha da küçültecek yasalar birbiri ardına Meclise sunulmaya başladı bile. CHP, sosyal demokrat özelliği nedeniyle, sermaye sınıflarını ürkütmemeye çalışmakta ve onların çıkarlarına dokunmaksızın emekçilere hoş görünmeye çabalamakta, bu nedenle muhalefeti çok yetersiz kalmaktadır. Bunun anlamı, AKP iktidarının ciddi bir engelle karşılaşmaksızın istediği gibi at koşturmasıdır.
İktidarın bu hızlı ve engelsiz koşusuna karşı koymaya çalışan emekçiler, öğrenciler, öğretmenler, sendikalar, yine iktidarın polis güçlerince insafsızca ve en ağır biçimde cezalandırılmaktadır. Bu durumun en son örneği, İstanbul’da bir kaç gün önce yaşanan olaylardır. Bazı polis memurlarının gençlere uyguladığı vahşetin TV programlarında tartışılması sırasında, konu cinsiyet, gençlik, devlet gücünün abartılı kullanımı açılarından ele alınmaktadır. Ne var ki, Anayasa’nın 34. maddesindeki haklarını kullanmak isteyen yani önceden haber vermeksizin “silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri” yapmak isteyen gençlerin “ideolojik” nedenlerle bu gösteriyi yaptıklarına ilişkin hükümetin en yetkili ağızlarından yapılan açıklamalar küçümsenmekte ya da gözardı edilmektedir. Aslında, bu açıklama ve bu açıklamadaki “ideoloji” sözcüğü, gençlerin yediği o korkunç dayak ve biber gazından kat kat tehlikelidir.