zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2010 Cumartesi

Birşeyler

 Şok,Şok,Şok ve Şooook...
Öğrencilerin yumurtaları sakladığı yer bulundu...
 

Benzin yine z'am'landı...

 

 Sene 2047 olunca...Ya da belki daha erken...
Bunu da anlamayan çıkarsa.... 
Yuh.Ve milyonlarca kez yuh...
 
Burası Türkiye..Ona göre.
İnsanı burada kıçından bile sömürürler...

 

9 Aralık 2010 Perşembe

PKK'nın cemaate dair fikri değişti


Bir süredir PKK’nın sert biçimde eleştirdiği Gülen cemaatiyle Öcalan arasında beklenmedik bir yakınlaşma doğdu. Öcalan, “PKK-cemaat işbirliği Türkiye’de birçok temel sorunu çözecektir” dedi. Hüseyin Gülerce de Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesinde “Karşılıklı jestler lazım” dedi.
Abdullah Öcalan’ın avukatları, Zaman gazetesi yazarı ve Fethullah Gülen’in Türkiye’deki sözcüsü konumundaki Hüseyin Gülerce’yle görüştüler. Gülerce, görüşmenin ardından Mehtap TV’de PKK konusunda çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Abdullah Öcalan, dün avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamalarda Gülerce’nin değerlendirmelerinden bahsederek, Gülen cemaatine zeytin dalı uzattı.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Gülen cemaati ile PKK üst düzey görüşmelere başladı

Fethullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, terör elebaşının avukatlarının kendisini ziyaret ederek görüştüklerini açıkladı.
Mehtap Tv'de dün Düşünce Günlüğü programına katılan Gülerce, teröristbaşının üç avukatının kendisinden görüşme talep ettiklerini ve bu görüşmeyi gerçekleştirdiklerini söyledi.
Hüseyin Gülerce Yalova'da kendisinden randevu talep eden, Öcalan'ın 3 avukatı ile yaptığı görüşmeyi de anlattı: 'konuşmaya Cumhurbaşkanı'nın Kürt sorununun Türkiye'nin en önemli sorunu olduğuna atıf yaparak başladım. Bu bir prangadır dedim, bu işin içinde dış ülkeler var, rant elde edenler var deyip iki şart ortaya koydum: Samimi bir irade ortaya konmalı ve kullanılacak üslup çok önemli…”
“Kürt meselesini Türklerin vicdanı çözer” başlıklı yazısını görüşmede gündeme getirdiğini söyleyen Gülerce “burada olayı genişleterek bu meseleyi vicdanlı Türkler ve Kürtler çözer dedim. Ancak bir şehit cenazesinin de Türklerin vicdanını kanattığını hatırlattım” şeklinde konuştu.

İşte polisin ve Zaman'ın yalanları


2 günlük sessizliğin ardından Zaman gazetesi, hükümet ve Emniyet Müdürlüğü adına yalanlarla dolu bir haber hazırladı.
Zaman gazetesi, 4 Aralık Cumartesi günü Kabataş'ta gerçekleşen polis saldırısı sırasında hamile bir kadın öğrencinin aldığı darbeler sonucu bebeğini kaybetmesi ile ilgili olarak sessizliğini bozdu. Gazete, Emniyet'ten alındığı belli olan bilgiler ışığında yalanlar ve tutarsızlıklarla dolu bir haber yayınladı.
"İşte 'çocuğunu düşüren' o eylemci" başlıklı haber, hem hamile öğrencinin durumu hem de yapılan eylem konusunda açık çarpıtmalarla dolu.
Haberde kullanılan video ile haber metni arasında bile bir tutarlılık bulunmuyor.
Ayrıca, avukatları, bebeğini kaybeden öğrencinin şu an ağır bir travma geçirdiğini belirterek isminin ve görüntülerinin deşifre edilmemesini istedikleri halde Zaman'ın "İşte 'çocuğunu düşüren' o eylemci" başlıklı haber yayınlamış olması, basın etiğini de hiçe saydığını gösteriyor. İşte Zaman'ın haberindeki yalan ve çarpıtmalar:

5 Aralık 2010 Pazar

Zamanı nasıl algılıyoruz?


Saatin tam olarak kaç olduğu nasıl anlayabiliriz? Bir saat geçtiğini saatimize bakmadan neden söyleyemiyoruz? Üç işi bir arada nasıl yapabiliyoruz? Nörobilimciler beynimizin zamanı nasıl algıladığını açıklıyor.
Çoğunlukla zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyoruz ve bir yerlere geç kalıyoruz. Beynin zaman algısı üzerine çalışan nörobilimciler beynimizin pek de hassas olmayan bir zaman ölçüm cihazı olduğunu keşfettiler.
Zaman algımız neden hassas değil?
Dijital bir saat her zaman bir dakikanın 60 saniyeden oluştuğunu gösterir ancak beynimize göre bir dakika görecelidir. Bu yüzden zamanı öznel bir biyolojik saatle ölçeriz. İç saatimiz, zamanı bilim insanları tarafından vuruş olarak adlandırılan zaman dilimlerine böler ve bunları hafızamıza kaydeder. Ancak biyolojik saatimiz alınan ilaçlardan dikkatimizi toplamaya kadar bir çok şeyden etkilenebilir ve bunlara bağlı olarak hızlanır ya da yavaşlar. Örneğin caddede karşıdan karşıya 60 saniyede geçerken, biyolojik saatimiz bunu uykuluysak 50 vuruş, öncesinde kahve içmişsek100 vuruş olarak gösterebilir. Beynimiz karşıdan karşıya geçmenin süresine dair bu iki anıyı kaydettiğinde, iki farklı zaman ölçeğine sahip anıları kaydetmiş olur.
Nörobilimci Warren Meck'in zaman algımızın sürekli değişmesi hakkındaki hipotezi ise bir şeyin ne kadar süreceğini kestirmeye çalıştığımızda o olayla ilgili anılarımızdan bazı zaman örnekleri aldığımız yönünde. Anılarımız rastgele örnekliyoruz ve sadece ortalamada doğruyuz. Ancak, bazen genel duruma uymayan bir örnek alıyoruz ve örneğin karşıdan karşıya olması gerektiğinden daha uzun sürede geçiyoruz.