Alman günlük Die Welt gazetesinin 25 Kasım 2010 tarihli haberine göre, İran Venezuela topraklarına orta-menzilli füze yerleştirmeyi planlıyor (1). Makaleye göre anlaşma, 19 Ekim 2010 tarihinde Venezuela başkanı Hugo Chavez’in Tahran’a ziyareti sırasında imzalandı. Daha önce açıklanmayan anlaşma, Venezuela’da askeri zeminde ortaklaşa operasyonlar yanında karadan-karaya kontrollü füzelerin geliştirilmesini de mümkün kılıyor. Die Welt’e göre Venezuela, İran füze subayları, İran Devrim Muhafız askerleri ve Venezuela füze subayları tarafından idare edilen bir askeri üs kurmak için İran’la anlaşmaya vardı. Anlaşma, acil bir durum olasılığına karşı İran’a füzelerin kullanılması iznini de vermekte.
abd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
abd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Aralık 2010 Cumartesi
İRAN VENEZUELA'YA FÜZE Mİ YERLEŞTİRECEK
Etiketler:
abd,
füze,
gülümser heper,
iran,
kapitalist,
nato,
türkiye,
venezüella
9 Aralık 2010 Perşembe
Wiki Mikileaks
Özellikle diplomatik dünyayı bu kadar sarsmışken, çok da önemli değil bu olan biten diyecek oluşum, biliyorum tuhaf karşılanacak. Ama saklayamam, ben tüm bu WikiLeaks kaynaklı bilgi sızıntılarına neden bu kadar şaşırıldığını, ortaya çıkan “bilgiler”in neden sır sanıldığını anlayabilmiş değilim.
Şu WikiLeaks’den sızanlar, ABD’nin başkanları dahil kimi yetkililerinin, zaman zaman açık unutulan mikrofonlardan da duyduğumuz boşboğazlıklarının yazılı hali. Hepsi bu. Sanki ABD, başına bela kesildiği dünyanın halklarına da onların temsilcilerine de, her haltı birlikte yediği müttefiklerine de çok saygılı ya da nazik bir ülke, bu nedenle biz, hiç de öyle olmadığını ortaya döken bu belgelerle karşılaşınca şaşırıyoruz.
7 Aralık 2010 Salı
ABD BÜYÜKELÇİLERİNİN KRİPTO MALZEMELERİ NEYDİ
ABD diplomatlarının özellikle AKP’li devlet adamları ile ilgili kimlik analizlerini içeren kriptoları Türkiye’de büyük sansasyon yarattı.
Bizim dışişlerinde bazı büyükelçiler bulundukları ülkenin önemini veya kendilerinin çalışkanlığını başlarında bulundukları misyonlardan merkeze gönderilen kripto sayısı ile ölçmeye çalışırlar...
Başka ülkelerin büyükelçileri arasında da böyle diplomatlar muhakkak vardır.
Bu tür büyükelçilerin gereksiz kripto kaleme alma huyları da olabilir. Kripto sayısını yapay biçimde arttırma amacıyla.
Merkezden buna karşı zaman zaman uyarılar gelmesine karşın huylu huyundan kolay vazgeçmez…
Elde malzeme olunca işler daha kolaylaşıyor tabii!
Bizim dışişlerinde bazı büyükelçiler bulundukları ülkenin önemini veya kendilerinin çalışkanlığını başlarında bulundukları misyonlardan merkeze gönderilen kripto sayısı ile ölçmeye çalışırlar...
Başka ülkelerin büyükelçileri arasında da böyle diplomatlar muhakkak vardır.
Bu tür büyükelçilerin gereksiz kripto kaleme alma huyları da olabilir. Kripto sayısını yapay biçimde arttırma amacıyla.
Merkezden buna karşı zaman zaman uyarılar gelmesine karşın huylu huyundan kolay vazgeçmez…
Elde malzeme olunca işler daha kolaylaşıyor tabii!
Etiketler:
abd,
akp,
çandar,
uğur ercan,
wikileaks
BAŞBAKAN DİPLOMATLARA KIZMADAN ÖNCE PARTİSİNDEKİLERE KIZSIN
Başbakan Wikileaks belgelerine geçtiğimiz günlerde çok sert yanıt verdi. Erdoğan belgeleri yazan büyükelçiler için “dedikoducu” ve “iftiracı” gibi ifadeler kullandı. Söz konusu iddiaların, sahibi tarafından ispatlanmasını istedi.
Öncelikle Erdoğan’a şunu hatırlatalım…
Diplomatlar, basına Erdoğan hakkında bir açıklama yapmadılar. Söz konusu iddialar, büyükelçilerin kendi ülkelerine geçtikleri kriptolarda yer alıyordu. Wikileaks sadece bu belgeleri açık etti.
LAİKLER SÖYLEMİŞ
Kriptolar, tüm büyükelçiler için söyleyebiliriz ki belgeli ve ispatlı metinler değildir. Söz konusu ülkede alınan istihbaratın yoğrularak ana ülkeye gönderilmesidir. Bu nedenle kriptolu notlar, bir akademik yayın ya da dava belgesi gibi değildir. Diplomatların sahada siyasetçilerden, bürokratlardan ve gazetecilerden topladıkları istihbaratın bir özetidir. Diplomatların dedikodusu değildir.
kaynaklardan toplanır. Ancak ne Başbakan Erdoğan ne onun kurmayları ne de Türk medyası bu bilgilerden haberli olacak ki, yazılan iddiaların içeriklerinden çok üslubuyla ilgilendiler. Meseleyi diplomatların “dedikoduları” ile açıklamayı tercih ettiler.
Bunlardan biri de dün Taraf’a konuşan Encümen-i Daniş toplantılarınınkatılımcısı Temel İskit idi. İskit’in iddiasına göre; ABD Büyükelçileri “laik”lerden istihbarat topladığı için böyle yanlış kripto vermişti. İskit’in tezi Başbakanın sözleriyle tutarlıydı. Laik Kemalistler ABD’li diplomatlara AKP’yi şikayet etmiş ve diplomatlar da bu bilgileri ciddiye almıştı! Bu iddiaları İskit’in diplomasi geçmişinin ciddiyetini sorgulamamıza neden oluyor. Zira bu ifadeler dünyanın emperyal gücü ABD’nin istihbarat toplama tekniklerini fazla hafife alıyor.
Öncelikle Erdoğan’a şunu hatırlatalım…
Diplomatlar, basına Erdoğan hakkında bir açıklama yapmadılar. Söz konusu iddialar, büyükelçilerin kendi ülkelerine geçtikleri kriptolarda yer alıyordu. Wikileaks sadece bu belgeleri açık etti.
LAİKLER SÖYLEMİŞ
Kriptolar, tüm büyükelçiler için söyleyebiliriz ki belgeli ve ispatlı metinler değildir. Söz konusu ülkede alınan istihbaratın yoğrularak ana ülkeye gönderilmesidir. Bu nedenle kriptolu notlar, bir akademik yayın ya da dava belgesi gibi değildir. Diplomatların sahada siyasetçilerden, bürokratlardan ve gazetecilerden topladıkları istihbaratın bir özetidir. Diplomatların dedikodusu değildir.
Bunlardan biri de dün Taraf’a konuşan Encümen-i Daniş toplantılarının
Etiketler:
abd,
akp,
barış terkoğlu,
başbakan,
tayyip erdoğan,
wiki,
wikileaks
AHMET ALTAN'IN GÜCÜ BU FOTOĞRAFLARI YAYINLAMAYA YETER Mİ
Türkiye’de bir dönem sıkça tartışılan Emasya Protokolü’nün benzeri Amerika Birleşik Devletlerinde ortaya çıktı. ABD’de 2008 yılı ile birlikte ivme kazanan ekonomik krizin toplumda yaratacağı tepkilere karşı, ABD ordusu Unified Quest 2011 adı verilen harp oyunlarına başladı. Obama yönetiminin aynı dönemde ekonomik krizi önledik söylemine rağmen, Pentagon’dan bu planların yapılması için emir verildiği ortaya çıktı.
Planın genel hükümleri arasında geniş çaplı bir ekonomik çöküşün ABD’de yaratacağı sonuçlar ve buna bağlı olarak toplumsal kargaşa ortamında; ordunun iç düzeni nasıl sağlayacağı bulunuyor. Raporlara göre,harp oyunları ABD’de 2008 yılında başladı. Bu tarih,küresel ekonomik krizin etkisinin en çok hissedildiği zaman olarak biliniyor. Öte yandan, ABD’nin ve diğer ülkelerin sığınaklar inşa ettiği ve bu sığınaklara donmuş gıda stoku yaptıkları belirtiliyor. Rusya’da 2012 tamamlanmadan toplam 5000 sığınağın inşa edileceği biliniyor. AB’nin de 2006 yılında devasa bir sığınak inşa edip 18 ay içerisinde dünyanın çeşitli yerlerinden donmuş gıdalarla bu yeri doldurduğu biliniyor.
Planın genel hükümleri arasında geniş çaplı bir ekonomik çöküşün ABD’de yaratacağı sonuçlar ve buna bağlı olarak toplumsal kargaşa ortamında; ordunun iç düzeni nasıl sağlayacağı bulunuyor. Raporlara göre,harp oyunları ABD’de 2008 yılında başladı. Bu tarih,küresel ekonomik krizin etkisinin en çok hissedildiği zaman olarak biliniyor. Öte yandan, ABD’nin ve diğer ülkelerin sığınaklar inşa ettiği ve bu sığınaklara donmuş gıda stoku yaptıkları belirtiliyor. Rusya’da 2012 tamamlanmadan toplam 5000 sığınağın inşa edileceği biliniyor. AB’nin de 2006 yılında devasa bir sığınak inşa edip 18 ay içerisinde dünyanın çeşitli yerlerinden donmuş gıdalarla bu yeri doldurduğu biliniyor.
Etiketler:
abd,
ahmet altan,
alphan telek,
fotoğraf,
müdahele,
ordu,
polis
KILIÇDAROĞLU ERDOĞAN’LA TV’YE ÇIKARSA BU BELGELERİ İSTEYECEK
Wikileaks depreminin merkez üssü Türkiye. Başbakan ise, yazanları “alçak, ahlaksız” ilan etti bile. Mademki, herkes iddiasını ispatla mükelleftir, Sayın Başbakanı ispata çağırıyoruz. Tabii, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun da hazırlığını yaptığı konularla ilgili çok belge de getirmesi gerekiyor... İşte onlar...
DÜNYAYI ayağa kaldıran Wikileaks belgelerinde asıl darbeyi Türkiye yedi.
Darbenin şiddetli olmasının nedeni, ABD belgelerine göre en yumuşak karnımızın AKP Hükümeti olduğunun ortaya çıkmasıdır. Yani yumruk üstten geliyor.
Hal böyleyken, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çıktı, olayları ortaya çıkanları, yazanları, yayınlayanları, “alçak, ahlaksız” ilan ediverdi.
DÜNYAYI ayağa kaldıran Wikileaks belgelerinde asıl darbeyi Türkiye yedi.
Darbenin şiddetli olmasının nedeni, ABD belgelerine göre en yumuşak karnımızın AKP Hükümeti olduğunun ortaya çıkmasıdır. Yani yumruk üstten geliyor.
Hal böyleyken, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çıktı, olayları ortaya çıkanları, yazanları, yayınlayanları, “alçak, ahlaksız” ilan ediverdi.
6 Aralık 2010 Pazartesi
Bu 183 belge de nereden çıktı?
İsrail'in ülkeyi işgal etmeye çağıran Elias el Mur, Obama'nın yardımcısı Jose Biden'la birlikte...
El Ahbar gazetesi, Wikileaks’in yayınlamadığı, nereden geldiği bilinmeyen 183 belge yayınladı. Belgelerden özellikle bir tanesi, Lübnan siyasetini baştan aşağıya değiştirecek nitelikte: Savunma Bakanı el Mur, 2008’de İsrail’e ülkeyi işgal edip Hizbullah’ı yenmeleri karşılığında saldırıya yanıt vermemeyi görüşmüş.
insanpiyon’da 3 Aralık günü çıkan “Wikileaks’ten niye şüphelenmek gerek?” başlıklı haberde, Wikileaks belgeleri sızıntısının kontrollü olduğunu, zira ABD Dışişleri Bakanlığı’nın belgeleri yayınlanmadan önce gazetelerle birlikte düzenlediğini, ancak sızıntının başka bir bakımdan “kontrolden çıktığını” çünkü etrafta henüz Wikileaks tarafından yayınlanmamış olmasına rağmen dolaşan belgeler olduğunu yazmıştık.Yazıda Foreign Policy’den Josh Rogin’in, Vaşington, henüz Wikileaks veya belgelere sahip gazeteler tarafından açıklanmamış ancak bir şekilde etrafta dolanmaya başlamış, nereden geldiği bilinmeyen belgeler olduğuna dair sözlerini aktarmış, ve bu belgelerin birileri tarafından özellikle piyasaya sürüldüğünün açık olduğunu söylemiştik.
Bu durumun en ciddi örneği, Lübnan’da yaşandı. Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen El Ahbar gazetesi, ABD’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki 8 büyükelçiliğinden yapılan yazışmalara dair 183 belge yayınladı.
Libya, Irak, Mısır, Lübnan, Cezayir, Moritanya, Fas ve Tunus’taki ABD elçiliklerine ait olan bu belgelerin hiçbiri henüz Wikileaks tarafından yayınlanmış değil. El Ahbar da belgelerin kaynağına dair bilgi vermiyor.
Belgelerin doğru olup olmadığı henüz bilinmiyor. Ancak Amerikan The Atlantic’ten Max Fisher, Tripoli’den gönderildiği görülen bir belgenin, kendilerinin daha önce ele aldıkları ve haberleştirdikleri bir konuda, habere dahil etmedikleri ancak vakıf oldukları bazı ayrıntıları doğru şekilde aktardığını belirtti.
ABD BÜYÜKELÇİSİNİN YÜZÜNÜ KIZARTAN SORU NEYDİ
ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, çok kritik bir dönemde Türkiye'de görev yapmıştı. (Eylül 2000 - Temmuz 2003).
Tam ABD'nin Irak'ı işgali arifesinde Türkiye'ye gelen Pearson, işgale destek almak için Ankara'da tüm kesimlerle birebir görüşmelerde bulunmuştu. AKP'nin yeni iktidara geldiği günlerdi.
2003'ün ilk günleriydi. Ankara soğuk kış günlerinde, sıcak bir diplomatik gündemle kaynıyordu.
Robert Pearson, Irak'ın işgalinde en önemli atlama tahtası olarak Türkiye'nin kullanılması için yoğun çalışmalar yapıyordu. Tezkere öncesi hedef TBMM idi. Pearson konu hakkında bilgili gördüğü herkesi Amerikan Elçiliği'nde brifinge davet ediyordu. Sıra milletvekillerine gelince büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Pearson'ın, Irak'ın işgali konusunda brifing vermek için Plan-Bütçe ve Milli Savunma Komisyonu üyelerini büyükelçiliğe davet etmesi ters tepti. Plan-Bütçe Komisyonu Başkanı AKP Afyon Milletvekili Sait Açba, Pearson`a, "Biz ABD Büyükelçiliği'ne gitmeyiz. Brifing verecekseniz Meclis'e gelin" cevabını verdi. Pearson, 2003 Ocak ayı sonunda TBMM'de bu brifingi verdi ama siyasi parti ayrımı olmaksızın tüm milletvekillerinden olumsuz tepki aldı. Bu olay, tarihi 1 Mart tezkeresinin kaderinde önemli bir rol oynamıştır. ABD'nin büyük travma yaşadığı tezkere fiyaskosu Pearson'un 2003 Temmuz'unda apar topar geri çekilmesine de yol açmıştı.
Tam ABD'nin Irak'ı işgali arifesinde Türkiye'ye gelen Pearson, işgale destek almak için Ankara'da tüm kesimlerle birebir görüşmelerde bulunmuştu. AKP'nin yeni iktidara geldiği günlerdi.
2003'ün ilk günleriydi. Ankara soğuk kış günlerinde, sıcak bir diplomatik gündemle kaynıyordu.
Robert Pearson, Irak'ın işgalinde en önemli atlama tahtası olarak Türkiye'nin kullanılması için yoğun çalışmalar yapıyordu. Tezkere öncesi hedef TBMM idi. Pearson konu hakkında bilgili gördüğü herkesi Amerikan Elçiliği'nde brifinge davet ediyordu. Sıra milletvekillerine gelince büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Pearson'ın, Irak'ın işgali konusunda brifing vermek için Plan-Bütçe ve Milli Savunma Komisyonu üyelerini büyükelçiliğe davet etmesi ters tepti. Plan-Bütçe Komisyonu Başkanı AKP Afyon Milletvekili Sait Açba, Pearson`a, "Biz ABD Büyükelçiliği'ne gitmeyiz. Brifing verecekseniz Meclis'e gelin" cevabını verdi. Pearson, 2003 Ocak ayı sonunda TBMM'de bu brifingi verdi ama siyasi parti ayrımı olmaksızın tüm milletvekillerinden olumsuz tepki aldı. Bu olay, tarihi 1 Mart tezkeresinin kaderinde önemli bir rol oynamıştır. ABD'nin büyük travma yaşadığı tezkere fiyaskosu Pearson'un 2003 Temmuz'unda apar topar geri çekilmesine de yol açmıştı.
4 Aralık 2010 Cumartesi
WIKILEKS BELGELERİ ABD’NİN OLMASAYDI
Site kapatılmadan önce son eklenen ve kamuoyunda Atatürk fotoğrafıyla yansıyan görüntüler, aslında daha manidar. Çünkü Nixon’un oradaki portresi, “Bilderberg Toplantıları, Afganistan Savaş Günlükleri, Scientology Kilisesi, Cinayet, Guantanamo, Banka İddiaları” başlıklarının etiketlenmesi ve Assange’nin ‘Artık arşivleri açma zamanı’ ifadesi manidar.
Yani önümüzdeki günlerde çok gürültü kopacak ve ABD açıktan tehdit ediliyor. Esasen konu başlıkları Rodchild – Rockefeller savaşını da doğrular nitelikte ve hedefte ‘ulus devletlerin’ tamamı var.
Küresel sermayenin ‘tek devletli’ hayaline giden yolda yaşanan bu güç savaşının doğru okunması gerekiyor. Öte yandan ortada kimsenin dile getirmediği daha büyük bir soru var. ABD Dışişleri’nin notlarının ortaya döküldüğü Wikileaks belgeleri için ABD Dışişleri Bakanı Clinton ne dedi? “Bunlar yasadışıdır ama ABD’nin dış ilişkilerine zarar vermez.”
O zaman ben de şu soruya zihninizde cevap aramanızı istiyorum: Ya bu açıklanan belgeler Amerikan Dışişleri’ne değil de, başka bir ülkenin dışişlerine ait olsaydı. Türkiye ile ilgili söylenenler, ABD için sarf edilseydi ne olurdu? ABD, Birleşmiş Milletleri ve NATO’yu toplantıya çağırmış ve savaş çığlıkları atmaya başlamıştı bile… Fakat bütün dünyada, ki en çok belge bizimle olduğuna göre ağırlıklı olarak bizde, ‘bunlar dedikodu’ yaklaşımı var.
GİZLİ AMERİKAN BELGELERİNİ ÖNCE O SIZDIRMIŞTI
Bundan kırk yıl önce ünlü gazeteci-yazar Noam Chomsky’nin de Wikileaks gibi gizli belgeleri basına sızdırdığını biliyor muydunuz?
Amerika’nın Ulusal Haber programlarından biri olan Democracy Now’un 30 Kasım tarihli haber bülteninde Wikileaks belgeleri üzerine Noam Chomsky ile bir röportaj gerçekleştirildi. Bu röportajdan bugün pek de bilinmeyen bir gerçeği, Chomsky’nin 1971 yılında Vietnam Savaşı ile ilgili Pentagon belgelerini sızdırdı öğrenildi.
Chomsky, o zaman Pentagon’da çalışan Daniel Ellsberg ve Tony Russo ile arkadaş olduğunu söyledi. Ellsberg ve Russo belgelerin kopyalarını alarak Chomsky’e ulaştırdılar.
Chomsky ise içlerinde Howard Zinn’in de bulunduğu birkaç kişi ile birlikte bu belgeleri basına ulaştırdı. Daha sonra bu belgeler Howard Zinn ile birlikte yayınladıkları derlemenin içinde de yayınlandı.
Amerika’nın Ulusal Haber programlarından biri olan Democracy Now’un 30 Kasım tarihli haber bülteninde Wikileaks belgeleri üzerine Noam Chomsky ile bir röportaj gerçekleştirildi. Bu röportajdan bugün pek de bilinmeyen bir gerçeği, Chomsky’nin 1971 yılında Vietnam Savaşı ile ilgili Pentagon belgelerini sızdırdı öğrenildi.
Chomsky, o zaman Pentagon’da çalışan Daniel Ellsberg ve Tony Russo ile arkadaş olduğunu söyledi. Ellsberg ve Russo belgelerin kopyalarını alarak Chomsky’e ulaştırdılar.
Chomsky ise içlerinde Howard Zinn’in de bulunduğu birkaç kişi ile birlikte bu belgeleri basına ulaştırdı. Daha sonra bu belgeler Howard Zinn ile birlikte yayınladıkları derlemenin içinde de yayınlandı.
3 Aralık 2010 Cuma
Gizli belgelerde onlar için ne yazıyordu .. ?
Birkaç gündür WikiLeaks'in açıkladığı ABD Gizli Belgeleleri konuşuluyor, tartışılıyor.
Belgelerin büyük çoğunluğunun Türkiye'yle ilgili olması, WikiLeaks Belgeleri tartışmasının Türkiye'de çok daha "ateşli" bir hal almasını sağlamış durumda...
WikiLeaks Belgeleri 'yle, 1946'dan beri (Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekâtı ve ABD'nin Irak işgali hariç) aralarından sözüm ona "su sızmayan" iki müttefik; ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin ve ABD'nin Türk siyasetine ve siyasetçisine bakışının "perde arkası" çırılkçıplak biçimde ortaya saçılmış durumda...
Belgelerin nasıl sızdığı bir yana, açıklanan belgelerdeki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve bakanları hakkındaki iddialar çok ağır ve yenilir yutulur cinsten değil doğrusu...
Birkaç gündür dünyayı ve Türkiye'yi sarsan WikiLeaks Belgeleri, bana yakın tarihimizin perde arkasını aralayan İngiliz Belgelerini hatırlattı.
WikiLeaks Belgeleri , 2000'li yılların başında, ABD büyükelçilerinin ve temsilcilerinin gözlemlerine, incelemelerine, tanık oldukları olaylara, aldıkları bilgilere dayalı olarak tuttukları raporlara dayanıyor.
İngiliz Belgeleri ise, 1900'lü yılların başında İngiliz büyükelçilerinin, temsilcilerinin ve işgal subaylarının gözlemlerine, incelemelerine, tanıklıklarına ve aldıkları bilgilere dayalı olarak hazırladıkları raporlara dayanıyor.
Etiketler:
abd,
atatürk,
belge,
sinan meydan,
wikileaks
OLAY ADAM ASSANGE ABD’YLE ANLAŞTI MI?
1 milyondan fazla resmi belge...
Her araştırmacı gazetecinin rüyalarını süsleyen bir fantezi, gerçek oldu.
2006'nın Aralık ayında devreye giren Wikileaks sitesi, 4 yılda en kritik belgeleri kamuoyuna sunmayı başardı.
İşte Wikileaks'in yayınladığı belgelerinden bazıları:
1-ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait 250 bin kriptolu diplomatik yazışma belgesi. (henüz sadece çok az bir kısmı yayımlandı)
2-Irak'ın 2003 yılındaki işgalinin ardından ABD'nin Irak ile ilgili 400 bin resmi belgesi. Ekim 2010
3-Afganistan'daki ABD ordu ve istihbaratına ait 90 bin gizli belge. Temmuz 2010
4-Amerikan saldırı helikopterlerinin Irak'ın başkenti Bağdat'ta 18 masum sivili öldürdüğünü gösteren video görüntüleri. Nisan 2010
Her araştırmacı gazetecinin rüyalarını süsleyen bir fantezi, gerçek oldu.
2006'nın Aralık ayında devreye giren Wikileaks sitesi, 4 yılda en kritik belgeleri kamuoyuna sunmayı başardı.
İşte Wikileaks'in yayınladığı belgelerinden bazıları:
1-ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait 250 bin kriptolu diplomatik yazışma belgesi. (henüz sadece çok az bir kısmı yayımlandı)
2-Irak'ın 2003 yılındaki işgalinin ardından ABD'nin Irak ile ilgili 400 bin resmi belgesi. Ekim 2010
3-Afganistan'daki ABD ordu ve istihbaratına ait 90 bin gizli belge. Temmuz 2010
4-Amerikan saldırı helikopterlerinin Irak'ın başkenti Bağdat'ta 18 masum sivili öldürdüğünü gösteren video görüntüleri. Nisan 2010
AKP'lilere örnek olması gereken wikileaks istifası!
Almanya'da 2009'daki koalisyon görüşmelerini ABD Büyükelçisi'ne ileten köstebeğin Hür Demokrat Parti yöneticisi Helmut Metzner olduğu açıklandı. Metzner, partideki görevlerinden istifa etti.
Hristiyan Demokratlar ile hükümette yer alan Hür Demokrat Parti'nin ABD'nin Berlin Büyükelçiliği'ne bilgi taşıdığı yönünde wikileaks belgelerinde yer alan bilgiler tartışılmaya devam ediyor. Hür Demokrat Parti'nin yöneticilerinden Helmut Metzner, bilgi sızdırdığını itiraf ederek istifa etti.
Şu an Almanya Dışişleri Bakanı olan Guido Westerwelle'nin
danışmanı da olan Helmut Metzner'in bilgi sızdırdığı partisi
tarafından da doğrulandı ancak yasadışı bir
durum olmadığı iddia edildi.
Metzner'in, özellikle 2009 yılındaki koalisyon pazarlıklarını ABD Büyükelçisi'ne aktardığı belirtildi. Açıklamaya göre, Metzner 2009 yılında Hristiyan Demokratlar ile partisi arasında yapılan koalisyon pazarlıkları sırasında not tutmak için toplantılarda bulunmuş.
Wikileaks’ten niye şüphelenmek gerek?
Wikileaks sızıntılarıyla ilgili çeşitli komplo teorileri yazılıyor. Wikileaks ile emperyalizmin, komplo falan olmayan, bilinen bağları da var. Ancak en önemlisini kimse yazmıyor: Şu an Wikileaks bombasıyla birlikte ABD, birtakım belgeleri açıklayarak bir psikolojik savaş başlattı.
Wikileaks internet sitesinin yayınladığı belgeler, tüm dünyanın gündemini uzun süre meşgul edecek. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın gerçek olduklarını kabul ettiği belgelerin, özellikle çok sayıda belgenin çıkış yeri olan ülkemizde habercilik açısından muazzam bir olanak sağladığı ortada.
Wikileaks henüz sahip olduğunu duyurduğu 250 bin belgeden 600 kadarını açıklamış durumda. Fakat bu belgeler bile Türkiye ve dünyaya dair bazı ayrıntıların ortaya çıkmasını ya da kanıtlanmasını sağladı.
Wikileaks bir CIA ya da Mossad taşeronu mu?
Son sızıntının ardından Wikileaks’le ilgili komplo teorileri yeniden ortaya atıldı. Aslında Wikileaks’in CIA ya da Mossad tarafından kurulduğu/yönlendirildiği iddiası uzun süredir dile getiriliyordu.
Aslında bu iddia, Wikileaks’in neredeyse ilk günlerine kadar gidiyor. Wikileaks’ten on yıl daha önce kurulmuş olan ve aynı işleve sahip, yani sızdırılmış belgeleri yayınlayan Cyrptome.org internet sitesinin sahibi John Young, Wikileaks’in ilk çıkışında yönetimdeki ekipte yer almış, ancak kısa süre sonra örgütün bir CIA paravanı olduğunu iddia ederek ayrılmıştı. Young, kendi sitesinin gideri aylık 100 dolar iken, Açık Toplum Enstitüsü ve başka benzer fon merkezlerinden Wikileaks’e milyonlarca dolarlık para akmasına dikkat çekmişti.
2 Aralık 2010 Perşembe
Wikileaks Irak işgalini meşrulaştırmıştı
Felluce'deki ABD askerleri
Geçtiğimiz Temmuz ayında Wikileaks, Afganistan işgaline dair 90 binin üzerinde ABD askeri belgesini sızdırmıştı. Ekim ayında ise Irak işgaliyle ilgili tam 400 bin belge Wikileaks tarafından sızdırılmıştı.
Tüm dünyadaki elçiliklerden 250 bin belgenin olduğu bu son sızıntıdan çok daha geniş kapsamlı bir sızıntıydı Ekim ayında Irak’la ilgili yapılan. 400 bin belgenin tümü, Irak’taki işgalci Amerikan ordusuna aitti.
Sansasyonel çıkış sonradan fos çıktı
Ne çıktı ortaya bu 400 bin belgeyle? Belgelerin ilk açıklandığı sırada gündeme oturan, “ABD Irak’ta işkencelere göz yummuş” haberleri oldu. Bu, ilk anda önemli bir sızıntı havası yarattı. Oysa kamuoyunun ilgisi azalıp, El Cezire gibi belgeleri yakından incelemeyi sürdüren çeşitli yayın organları daha kapsamlı değerlendirmelere yer vermeye başladıkça, başka gerçekler ortaya çıktı.
Etiketler:
abd,
ırak,
işgal,
wikileaks,
yiğit günay
Wikileaks dalgası ABD’yi sarstı mı?
ABD'de Wikileaks sızıntısının yarattığı ilk sarsıntının ardından sıra ilk dalganın yarattığı tahribatın ölçülmesine geldi. ABD'li yetkililer belgelerin bekledikleri kadar "kötü" olmadığını söylerken, basında yapılan tartışmalar da benzer bir yorumun ağırlık kazandığını gösteriyor. Şimdilik, kimse "kral çıplak" demiyor.
Wikileaks’in ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait diplomatik belgeleri sızdırması, ABD’de diplomasiye etkileri ve basının belge sızdırma operasyonunda oynadığı rol üzerinden tartışılıyor. Belgelerin içeriği henüz açıklanmamışken, 250 bin belgenin sızdırılacağı haberi bile tek başına büyük bir bomba patlatmıştı. ABD’de şu anda konuyla ilgili olan herkes, diplomasi cephesinde yaratacağı sarsıntı düşünülerek “Diplomasinin 11 Eylül’ü” olarak adlandırılan “Wikileaks sızıntısı”nın yarattığı ilk etkinin boyutlarını hesaplanmaya çalışılıyor. Bu konuda kesin bir kanaat oluşturmak için henüz erken çünkü şu ana kadar belgelerin küçük bir bölümü sızdırıldı. Bundan sonra kamuoyu ile paylaşılacak olan belgelerin bugüne kadar ortaya çıkan tabloyu ne ölçüde değiştireceğine ilişkin şu andan kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak sadece birkaç gün içinde tüketilen ilk posta belgelerin niteliğine ve bunların açıklanmış olmasının olası etkilerine ilişkin genel değerlendirmeler yapılmaya başlandı bile.
Wikileaks’in ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait diplomatik belgeleri sızdırması, ABD’de diplomasiye etkileri ve basının belge sızdırma operasyonunda oynadığı rol üzerinden tartışılıyor. Belgelerin içeriği henüz açıklanmamışken, 250 bin belgenin sızdırılacağı haberi bile tek başına büyük bir bomba patlatmıştı. ABD’de şu anda konuyla ilgili olan herkes, diplomasi cephesinde yaratacağı sarsıntı düşünülerek “Diplomasinin 11 Eylül’ü” olarak adlandırılan “Wikileaks sızıntısı”nın yarattığı ilk etkinin boyutlarını hesaplanmaya çalışılıyor. Bu konuda kesin bir kanaat oluşturmak için henüz erken çünkü şu ana kadar belgelerin küçük bir bölümü sızdırıldı. Bundan sonra kamuoyu ile paylaşılacak olan belgelerin bugüne kadar ortaya çıkan tabloyu ne ölçüde değiştireceğine ilişkin şu andan kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak sadece birkaç gün içinde tüketilen ilk posta belgelerin niteliğine ve bunların açıklanmış olmasının olası etkilerine ilişkin genel değerlendirmeler yapılmaya başlandı bile.
ABD’NİN İRAN-TÜRKİYE-VENEZÜELLA ÜÇGENİNDE BOMBA PANİĞİ
Wikileaks’in yeni yayınladığı 09STATE28302 numaralı belgede, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’ne geçtiği notlar yer alıyor. 24 Mart 2009 tarihinde hazırlanan belgede özetle şunlar yazıyor:
Venezüellalı yetkililer, Mayıs 2009’da İran’dan Türkiye aracılığıyla, İnsansız Hava Araçları (İHA) taşımayı planlanlıyor. Mart başlarında, Venezüellalı yetkililer aletlerin elektronik donanım olarak etiketlenip karayoluyla İran’dan Türkiye’ye getirilebileceğini tasarlamışlar. Türkiye’den ise bir yük gemisine konularak Venezüella’ya getirilecek.
Venezüellalı yetkililer, Mayıs 2009’da İran’dan Türkiye aracılığıyla, İnsansız Hava Araçları (İHA) taşımayı planlanlıyor. Mart başlarında, Venezüellalı yetkililer aletlerin elektronik donanım olarak etiketlenip karayoluyla İran’dan Türkiye’ye getirilebileceğini tasarlamışlar. Türkiye’den ise bir yük gemisine konularak Venezüella’ya getirilecek.
AT MARTİNİ KRİPTO HASAN AT
Hasan Celal Güzel artık bir köşe yazarı.
Vatan gazetesinde yazıyor.
Yazsın.
Ancak yazarken aynaya baksın.
O da Wikileaks belgeleriyle ilgili makale yazıp görüşünü söyledi.
Görüşünü aşağıda okuyacaksınız.
Ama...
Okurken rahmetli eski dışişleri görevlisi Hande Mumcu'nun da adını anımsayınız.
Yıllar önce Dışişleri Bakanlığı kriptolarının basına yansımasını tartışıyorduk.
Başrolde Dışişleri Bakanlığı'nı vekaleten yürüten Hasan Celal Güzel ve dışişleri görevlisi Hande Mumcu vardı.
Bir de...
Vatan gazetesinde yazıyor.
Yazsın.
Ancak yazarken aynaya baksın.
O da Wikileaks belgeleriyle ilgili makale yazıp görüşünü söyledi.
Görüşünü aşağıda okuyacaksınız.
Ama...
Okurken rahmetli eski dışişleri görevlisi Hande Mumcu'nun da adını anımsayınız.
Yıllar önce Dışişleri Bakanlığı kriptolarının basına yansımasını tartışıyorduk.
Başrolde Dışişleri Bakanlığı'nı vekaleten yürüten Hasan Celal Güzel ve dışişleri görevlisi Hande Mumcu vardı.
Bir de...
Etiketler:
abd,
hasan celal güzel,
wikileaks
1 Aralık 2010 Çarşamba
“BÜYÜK ABİ” EMRETTİ… (16)
15 Ağustos’ta Sümela’da yapılan ayinle bir hortlak diriltilmiş, Pontus Rum Devleti, turizmin getireceği para uğruna ayağa kaldırılmıştır. Onların anlayışına göre söz konusu paraysa vatanın adı geçmez. Vatan teferruattır… Hatta teferruatın bile ötesindedir.
Etiketler:
abd,
büyük abi,
figen özen,
pkk,
türkiye
ABD ÇALIYOR, AB OYNUYOR… - Galip Salcı
Devletin “hazine”sini yöneten Müsteşarlıktan [her nasılsa] yapılan bir açıklamaya göre;
- Türkiye’nin dış borç stoku, Dolar kurundaki her BEŞ KURUŞLUK artışta tam 4.5 MİLYAR TL’lik bir büyümeye neden oluyormuş…
Yani, Dolar kuru BEŞ KURUŞ arttı diyelim.
Türkiye’nin dış borcu, 4.5 MİLYAR TL fazlalaşıyor...
Siz şimdi bu borcun altından nasıl kalkılacak, yabancı tefecilere karşı namusumuz nasıl temizlenecek gibisinden [yerli/yersiz ve aslında gereksiz] kaygılarınızı bir kenara koyun... Ve şöyle soğukkanlılıkla bir düşünün:
- Türkiye, hangi nitelikteki bir borç batağına, nasıl bir mekanizma içinde ve nasıl çok bilinmeyenli bir denklemle bağlanmış bir durumdadır?..
Verin bu sorunun yanıtını ve ardından bu ülkeyi bu mekanizmaların içine ustaca sokanların cibilliyetlerini sorgulayın…
İşte Türkiye’nin temel sorunu bu denklemin altındadır…
- Türkiye’nin dış borç stoku, Dolar kurundaki her BEŞ KURUŞLUK artışta tam 4.5 MİLYAR TL’lik bir büyümeye neden oluyormuş…
Yani, Dolar kuru BEŞ KURUŞ arttı diyelim.
Türkiye’nin dış borcu, 4.5 MİLYAR TL fazlalaşıyor...
Siz şimdi bu borcun altından nasıl kalkılacak, yabancı tefecilere karşı namusumuz nasıl temizlenecek gibisinden [yerli/yersiz ve aslında gereksiz] kaygılarınızı bir kenara koyun... Ve şöyle soğukkanlılıkla bir düşünün:
- Türkiye, hangi nitelikteki bir borç batağına, nasıl bir mekanizma içinde ve nasıl çok bilinmeyenli bir denklemle bağlanmış bir durumdadır?..
Verin bu sorunun yanıtını ve ardından bu ülkeyi bu mekanizmaların içine ustaca sokanların cibilliyetlerini sorgulayın…
İşte Türkiye’nin temel sorunu bu denklemin altındadır…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)